Toplam kalite yönetimi,bazı ünlü işletmeciler tarafından yüzyılın altın çocuğu, bazıları tarafından sihirli bir değnek olarak tanımlanıyor. Onlara göre toplam kalite yönetimi uygulayan işletmelerin başarısız olma ihtimali çok düşük. Çünkü mal veya hizmetin üretiminden tüketimine kadar işletmenin bütün birimlerinde en yüksek kaliteyi arayan bir disiplin. En iyi üretim yönetimi, en iyi personel yönetimi, en iyi pazarlama yönetimi, en iyi müşteri hizmetleri, en iyi halkla ilişkiler. Kısaca her şeyin en iyisini aramak, bulmak ve sunmaktır diyebiliriz. Tabi toplam kalite yönetimini uygulamaya başlamadan önce ve uygulama esnasında yöneticilerin ve çalışanların uyması gereken kurallar var. Toplam kalite yönetimi uygulamaya başlamadan önce liyakat araştırması yapılmalıdır. Bütün çalışanların çalıştıkları makama uygun olup olmadığı araştırılmalı layık olmayanlar ayıklanıp yerlerine uygun personel ve yöneticiler getirilerek toplam kalite yönetiminin ilk adımı atılmalıdır. Bir sonraki aşamada çalışanlara çok çalışmaları gerektiği anlatılmalı ve bunun için gerekli ortam yaratılmalıdır. Şirketteki herkes ruh, beden ve akıl sağlığını bozmayacak, ailevi ve sosyal ilişkilerini sekteye uğratmayacak şekilde çalışabildiği kadar çalışmalıdır. Erken kalkması gerekiyorsa erken kalkmalı, eve geç gitmesi gerekiyorsa geç gitmelidir. Vakit geçirmek için değil şirketi, ülkesi, ailesi ve kendisi için çalışması gerektiğinin bilincinde olmalıdır. Bir sonraki aşama, bir sonraki gereklilik ise dürüst olmaktır. Astın üstüne, üstün astına karşı şirketin müşterilerine ve hedef kitlesine karşı dürüst olması. Yalan reklamlarla kısa yoldan zengin olmak yerine sağlam politikalarla uzun dönemde güçlü bir finansal yapı kazanmak hedeflenmelidir. Yöneticilerde bulunması gereken bir başka özellik ise adaletli olmaktır. Personel arasında eşitlik gözetilmelidir. Aynı seviyede iş yapan kişilere farklı maaşlar verilmemelidir. Veya finans müdürünün yeğeninin yaptığı hatalara göz yumulmamalıdır. Adaletli olmamak motivasyonu bozar ve toplam kalite yönetimini paramparça eder. Böyle bir işletmede toplam kalite yönetiminden bahsetmek imkansızdır. Toplam kalite yönetiminin bir başka aşaması namuslu olmaktır. Alın terinin karşılığı olanı almaktır, bazı şeyleri elde etmek için rüşvet vermeyi tek yol olarak görmemektir. Muhasebe departmanının vergiden kaçırmak için çeşitli oyunlar oynamamasıdır. Finans departmanının elindeki fazla parayı gayrı meşru yollara sevketmemesidir. Bu kurallar bir bütündür içlerinden herhangi birinin uygulanmaması namuslu olma kuralını, dolayısıyla toplam kalite yönetimini sekteye uğratır. Toplam kalite yönetiminin en önemli aşamalarından bir tanesi de danışmanlıktır. Yani kararların istişare yapılarak alınmasıdır. Yöneticilerin kendi aralarında, yönetimin çalışanlarıyla birlikte karar almasıdır. Hatta ve hatta bazı konuları müşterileriyle görüşüp ondan sonra karara bağlamasıdır. Danışmanlık hataları aza indirmenin en önemli kuralıdır, hataları aza indirmek te toplam kalite yönetiminin en önemli amacıdır.
Şimdi toplam kalite yönetimini bir kenara bırakıp yazının başlığında geçen “Evrensel Doğruların” ne demek olduğuna ve neler olduğuna bakalım. Evrensel doğrular, millet, ırk, din, kültür, ülke, mezhep, düşünce farkı gözetmeksizin kim tarafından yerine getirilirse getirilsin o kişinin kazanacağı doğrulardır. Yani başka bir ifadeyle; o doğrulara sahip olan kişi, şirket, ülke kazanmıştır, kazanıyor ve kazanmaya devam edecektir. Peki nelerdir o doğrular? diyecek olursak; liyakat,çalışkanlık, dürüstlük, adalet, namuslu olmak, kararları danışarak almak. Yani Japonların toplam kalite yönetimi dedikleri şey evrensel doğruların bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir disiplindir. Japonya teknolojiye ve bu sayede dünya ekonomisine hükmediyorsa işte bunun sebebi Japon şirketlerinin bu doğruları uyguluyor olmasıdır. Amerikanın dünyaya hükmetmesinin sebebi Amerikan kamu kuruluşlarının , Amerikan halkının çoğunluğunun evrensel doğrulara uygun hareket etmesindendir.
Evrensel doğrular insanın varlığıyla ortaya çıkmış ve günümüze kadar geçerliliğini sürdürmüştür. Tarihin hiçbir döneminde sekteye uğramamıştır. O doğruları uygulayan hiçbir zaman kaybetmemiştir. Hepimiz az çok tarih kitaplarından okumuşuzdur, Fatih İstanbulu fethetmeden önce top döktürmüştür. Bu döktürdüğü toplar o zamana kadar dökülmüş en büyük toplardır. Fatih bu iş için müslüman ve Türk olmayan birini görevlendirmiştir. Yani işi ehline vererek fethin ve dünyayı yönetmenin ilk adımını atmıştır.Bu örnek çok kısa ve basit bir örnektir ve Fatihin evrensel doğrular konusunda ne kadar hassas olduğunu göstermeye yeter.
Son iki paragrafı birleştirirsek şu sonuca varırız. Japonya’nın ekonomiye, Amerika’nın dünyaya hükmetmesini sağlayan disiplin ile Fatih’in İstanbul’u fethederken uyguladığı disiplin aynıydı ama sadece isimleri farklıydı. Japon şirketlerinin günümüzde uyguladığı yöntem toplam kalite yönetimi, Fatih’in tarihte uyguladığı yöntem ise evrensel doğruların uygulanmasıdır. Ve bence ileride de bu doğrulara sahip olan kişiler,şirketler ve ülkeler düşünceleri, ırkları, dinleri, milletleri, ne olursa olsun kazanacaktır.
kalite standartlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kalite standartlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AKREDİTASYON
Akreditasyon, yetkili bir kuruluş tarafından, bir kişi ya da kuruluşun ürettiği ürün ya da yaptığı hizmetin belirlenen uluslararası kabul görmüş kriterlere göre değerlendirilmesi, yeterliliğinin onaylanması ve denetlenmesidir.
Bir ürün ya da hizmetin pazara sunulmasını teminen akreditasyona konu olan dört temel unsur mevcuttur.
*Kalibrasyon ve test laboratuvarlarının akreditasyonu:
Üretim ve ticarete konu olan, her tür ölçümü yapan laboratuvarların test/kalibrasyon sonuçlarının ulusal ve uluslararası metroloji, ölçüm standartlarına uygun olması ve bu ölçümlerin uluslararası kuruluşlarca belirlenen kurallara göre yapılmasının teyidi.
*Ürün/hizmet belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Pazara sunulan her ürün veya hizmetin ulusal veya uluslararası kabul görmüş standart, direktif ve kurala uygun olarak üretildiğinin garanti altına alınmasının teyidi.
*Sistem belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Üretim veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşun ulusal veya uluslararası kabul görmüş standartlara göre belirli bir kalite güvence modeline (örneğin;ISO 9000, QS9000, ISO14000 gibi) uygun faaliyet gösterdiğini onaylayan kuruluşların tescil edilmesi.
*Personel belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Yukarıda belirtilen her üç konuda faaliyet gösteren kurluşlarda çalışan teknik personelin eğitim ve belgelendirmesini (örneğin; tahribatsız muayene, kaynak konusunda çalışan personel ) yapan kuruluşların faaliyetlerini ulusal ve uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirdiğinin teyidi.
Avrupa Birliği’nde laboratuvar yeterliliğini belirleyen akreditasyon kuruluşları, belgelendirme kuruluşları ve muayene kuruluşları arasında, bir tür kalite güvence sistemine ihtiyaç duyulmuştur. Avrupa Komisyonu, sözkonusu kuruluşlar arasında kalite teminatını sağlayacak bir sistem geliştirmek üzere, ulusal akreditasyon kuruluşlarını biraraya getirerek, Avrupa Akreditasyon İşbirliği Programı’nı teşkil etmiştir.
Akreditasyona konu olan dört temel oluşumda faaliyet gösterecek olan kurum ve kuruluşların uluslararası kabul görmüş kriterlere göre faaliyet göstermesini sağlamak üzere, mevzuat uyumunun ve uygulamasının önemli parçalarından biri olan Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) kuruluşuna dair 4457 sayılı Kanun 4 Kasım 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, kuruluş çalışmalarını tamamlayan kurum, 15 Haziran 2001 tarihi itibariyle akreditasyon başvurularını kabul etmeye başlamıştır.
TÜRKAK’ın Ulusal Akreditasyon Sisteminin oluşması için gerekli olan bazı şartları yerine getirmesi gerekmektedir.
Sözkonusu şartlardan birincisi, ‘metroloji’ altyapısının oluşturulmasıdır.
Ulusal Akreditasyon sisteminin dengeli bir biçimde gelişmesi için gerekli olan şartlardan bir diğeri, yetkin bir denetçi potansiyelinin oluşturulmasıdır.
Uluslararası alanda kabul görmüş bir akreditasyon sistemi için vazgeçilemez koşullardan üçüncüsü ise; akreditasyon otoritesinin varlığıdır.
Türk Akreditasyon Kurumu tarafından, genelde ‘uygunluk değerlendirme kuruluşları’ olarak bilinen,
* Laboratuvarlar: TS EN ISO/IEC 17025
* Ürün belgelendirme kuruluşları: TS EN 45011,
* Muayene kuruluşları: TS EN 45004,
* Sistem belgelendirme kuruluşları: TS EN 45012,
* Personel belgelendirme kuruluşları: TS EN 45013,
standartları esas alınarak değerlendirilmekte ve talep edenler arasında uygun görülenler akredite edilmektedir.
Bir ürün ya da hizmetin pazara sunulmasını teminen akreditasyona konu olan dört temel unsur mevcuttur.
*Kalibrasyon ve test laboratuvarlarının akreditasyonu:
Üretim ve ticarete konu olan, her tür ölçümü yapan laboratuvarların test/kalibrasyon sonuçlarının ulusal ve uluslararası metroloji, ölçüm standartlarına uygun olması ve bu ölçümlerin uluslararası kuruluşlarca belirlenen kurallara göre yapılmasının teyidi.
*Ürün/hizmet belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Pazara sunulan her ürün veya hizmetin ulusal veya uluslararası kabul görmüş standart, direktif ve kurala uygun olarak üretildiğinin garanti altına alınmasının teyidi.
*Sistem belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Üretim veya hizmet sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşun ulusal veya uluslararası kabul görmüş standartlara göre belirli bir kalite güvence modeline (örneğin;ISO 9000, QS9000, ISO14000 gibi) uygun faaliyet gösterdiğini onaylayan kuruluşların tescil edilmesi.
*Personel belgelendirmesi yapan kuruluşların akreditasyonu:
Yukarıda belirtilen her üç konuda faaliyet gösteren kurluşlarda çalışan teknik personelin eğitim ve belgelendirmesini (örneğin; tahribatsız muayene, kaynak konusunda çalışan personel ) yapan kuruluşların faaliyetlerini ulusal ve uluslararası kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirdiğinin teyidi.
Avrupa Birliği’nde laboratuvar yeterliliğini belirleyen akreditasyon kuruluşları, belgelendirme kuruluşları ve muayene kuruluşları arasında, bir tür kalite güvence sistemine ihtiyaç duyulmuştur. Avrupa Komisyonu, sözkonusu kuruluşlar arasında kalite teminatını sağlayacak bir sistem geliştirmek üzere, ulusal akreditasyon kuruluşlarını biraraya getirerek, Avrupa Akreditasyon İşbirliği Programı’nı teşkil etmiştir.
Akreditasyona konu olan dört temel oluşumda faaliyet gösterecek olan kurum ve kuruluşların uluslararası kabul görmüş kriterlere göre faaliyet göstermesini sağlamak üzere, mevzuat uyumunun ve uygulamasının önemli parçalarından biri olan Türk Akreditasyon Kurumu’nun (TÜRKAK) kuruluşuna dair 4457 sayılı Kanun 4 Kasım 1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, kuruluş çalışmalarını tamamlayan kurum, 15 Haziran 2001 tarihi itibariyle akreditasyon başvurularını kabul etmeye başlamıştır.
TÜRKAK’ın Ulusal Akreditasyon Sisteminin oluşması için gerekli olan bazı şartları yerine getirmesi gerekmektedir.
Sözkonusu şartlardan birincisi, ‘metroloji’ altyapısının oluşturulmasıdır.
Ulusal Akreditasyon sisteminin dengeli bir biçimde gelişmesi için gerekli olan şartlardan bir diğeri, yetkin bir denetçi potansiyelinin oluşturulmasıdır.
Uluslararası alanda kabul görmüş bir akreditasyon sistemi için vazgeçilemez koşullardan üçüncüsü ise; akreditasyon otoritesinin varlığıdır.
Türk Akreditasyon Kurumu tarafından, genelde ‘uygunluk değerlendirme kuruluşları’ olarak bilinen,
* Laboratuvarlar: TS EN ISO/IEC 17025
* Ürün belgelendirme kuruluşları: TS EN 45011,
* Muayene kuruluşları: TS EN 45004,
* Sistem belgelendirme kuruluşları: TS EN 45012,
* Personel belgelendirme kuruluşları: TS EN 45013,
standartları esas alınarak değerlendirilmekte ve talep edenler arasında uygun görülenler akredite edilmektedir.
YAZILIM ALANINDA ISO 9001:2000
Programlama alaninda kalite uygulamaları, etkin bir süreç yaklaşımı ile, programlamanın tasarımı, iyileştirilmesi, üretimi, yüklenmesi, işletmesi, idamesi ve yönetmesi konusundaki calismalari da içermektedir. Sirket, ISO 9001:2000 gereklerini icinde tam ve etkin bir şekilde yapildiginda, bu özellikleri iceren bir nitelik yönetim modeline sahip olabilecektir.
ISO 9001:2000 versiyonunun yayınlanmasından önce, nitelik modellerini ISO 9001:1994 revizyonunu kullanarak kuran ve uygulayan programlama sirketları, bu standardın daha fazla uretim alanina uygun olması ve programlama süreçlerini tam sekilde karşılayamaması nedeniyle zorluklar çekmiş ve modelin ihtiyaclarinin büyük bir bölümünü tam sekilde karşılayamamışlardır. Bu tip sirketlarda her ne kadar da bir nitelik modeli kurulmuş olsa dahi, programlama alanindaki farklılıklar nedeniyle birçok noktada açıkta kalmış ve model kurgulamada da yetersizlikler en ön plana gelmistir. Ama ISO 9001:2000 modelinin daha jenerik olması ve programlama alani için esneklikler getirmesi, programlama alaninda nitelik yönetim modeli tasarimi için büyük kolaylıklar yapmistir. ISO /IEC 12207 ve ozellikle SPICE gibi programlama iyileştirme standartlarının programlama süreç modelleri çerçevesindeki yaklaşımı, bu alaninda ISO 9001:2000 süreç tasarimi için verimli kaynaklar olarak kullanılabilmektedir.
Programlama, genel olarak diğer alanlardan oldukça farklı bir yapıya sahiptir. Tasarım işlemleri, uretim alanlarinda oldukça az ve özel bir yapı teşkil ederken, programlama alaninda en onemli konuyu oluşturmaktadır. Programlama iyileştirme tamamıyla bir tasarım olayıdır. İmalat alanlarinda birincil nokta üretim fonksiyonu iken, programlama alaninda birincil konuyu tasarım fonksiyonu almaktadır. Bu yüzden de, programlama alaninda kurulacak nitelik yönetim modellerinde de temel yapı taşını tasarım işlemleri oluşturmaktadır.
Programlama alani için üretim; uygulanabilen kodların CD v.b. malzemelere kopyalanmasıdır. Ama en onemli mevzu olan tasarım, programlamaın müşteriye tesliminden sonrasını da kapsayacak şekilde, programlamanın tüm iyileştirme aşamalarında da yapılan faaliyetleri kapsamaktadır. Oysa uretim alaninda, üretimi yapılmis ürün, potansiyel müşteriye son haliyle sunulmus yapıdadır. Boylece düşünüldüğünde, programlama iyileştirmede nitelik yönetim modeli kurarken tasarım konusuna odaklanmak en agirlikli husus haline gelmektedir.
Programlama alaninda, programlamanın tüm fonksiyonlarının birer birer ele alınarak incelenmesi gerekliliği nedeniyle fonksiyonellik kritik bir boyut da taşırken, bu durum uretim alaninda çok az ve önemsiz bir yer tutar. İmalat alaninda üretimde de kullanılan cihazlar, üretim niteliksine gelismis sekilde etki eden nedenlerdir. Üretim süreçlerinde birden fazla ekipman, birden fazla farklı bilgi ve deneyimlerdeki calisanlar tarafından kullanılmaktadır. Imalat sırasında bu ekipmanların da doğru ve en verimli sekilde çalıştığının denetlemesi ürün niteliki için onemli bir etkendir. Oysa programlama alaninda üretimi gerçekleştirmede de en kritik kaynak insandır. Bu yüzden, programlama iyileştirmede insan faktörü örutubetli bir boyutta düşünülmelidir. Yani bir bakıma, uretim alaninda ürünü ortaya çıkarmada cihazların denetlemeü ön plandaysa, programlama üretmede de calisanin beyin gücünün denetlemeü ve yeterliliği ön planda olmak zorundadır. Bu boyutta düşünüldüğünde, uretim alaniyla programlama alani arasındaki bir diğer fark ortaya çıkmaktadır. Programlamaı gerçekleştiren calisanin, beyin kapasitesinin etkin kullanılması için onemli olan tüm etkenler (motivasyon, ekosistem, imkanlar, techizat v.b.) etkili bir nitelik yönetim modeli için ön planla tutulması gereken temel kavramlardır. ISO 9001:1994 revizyonu, insan ve iletişim faktörlerine daha az önem verirken, iyileştirilen versiyon (ISO 9001:2000), yapıyı çok daha etkin kullanılabilir ve kolay anlaşılır hale gelmiştir. Programlama alanindaki artacak nitelik yönetimi uygulamalarıyla bu mevzu daha kritik bir hale gelecektir.
ISO 9001:2000 nitelik yönetim standardı, etkin bir nitelik modeli oluşturmak isteyen programlama sirketları için oldukça yeterli bir standarttır. Ayrica, model süreç kurgusunun kabul görmüş diğer programlama iyileştirme standartlarından da yararlanılarak yapilmasi, modelin sürekliliği için kritik bir etken olacaktır.
ISO 9001:2000 versiyonunun yayınlanmasından önce, nitelik modellerini ISO 9001:1994 revizyonunu kullanarak kuran ve uygulayan programlama sirketları, bu standardın daha fazla uretim alanina uygun olması ve programlama süreçlerini tam sekilde karşılayamaması nedeniyle zorluklar çekmiş ve modelin ihtiyaclarinin büyük bir bölümünü tam sekilde karşılayamamışlardır. Bu tip sirketlarda her ne kadar da bir nitelik modeli kurulmuş olsa dahi, programlama alanindaki farklılıklar nedeniyle birçok noktada açıkta kalmış ve model kurgulamada da yetersizlikler en ön plana gelmistir. Ama ISO 9001:2000 modelinin daha jenerik olması ve programlama alani için esneklikler getirmesi, programlama alaninda nitelik yönetim modeli tasarimi için büyük kolaylıklar yapmistir. ISO /IEC 12207 ve ozellikle SPICE gibi programlama iyileştirme standartlarının programlama süreç modelleri çerçevesindeki yaklaşımı, bu alaninda ISO 9001:2000 süreç tasarimi için verimli kaynaklar olarak kullanılabilmektedir.
Programlama, genel olarak diğer alanlardan oldukça farklı bir yapıya sahiptir. Tasarım işlemleri, uretim alanlarinda oldukça az ve özel bir yapı teşkil ederken, programlama alaninda en onemli konuyu oluşturmaktadır. Programlama iyileştirme tamamıyla bir tasarım olayıdır. İmalat alanlarinda birincil nokta üretim fonksiyonu iken, programlama alaninda birincil konuyu tasarım fonksiyonu almaktadır. Bu yüzden de, programlama alaninda kurulacak nitelik yönetim modellerinde de temel yapı taşını tasarım işlemleri oluşturmaktadır.
Programlama alani için üretim; uygulanabilen kodların CD v.b. malzemelere kopyalanmasıdır. Ama en onemli mevzu olan tasarım, programlamaın müşteriye tesliminden sonrasını da kapsayacak şekilde, programlamanın tüm iyileştirme aşamalarında da yapılan faaliyetleri kapsamaktadır. Oysa uretim alaninda, üretimi yapılmis ürün, potansiyel müşteriye son haliyle sunulmus yapıdadır. Boylece düşünüldüğünde, programlama iyileştirmede nitelik yönetim modeli kurarken tasarım konusuna odaklanmak en agirlikli husus haline gelmektedir.
Programlama alaninda, programlamanın tüm fonksiyonlarının birer birer ele alınarak incelenmesi gerekliliği nedeniyle fonksiyonellik kritik bir boyut da taşırken, bu durum uretim alaninda çok az ve önemsiz bir yer tutar. İmalat alaninda üretimde de kullanılan cihazlar, üretim niteliksine gelismis sekilde etki eden nedenlerdir. Üretim süreçlerinde birden fazla ekipman, birden fazla farklı bilgi ve deneyimlerdeki calisanlar tarafından kullanılmaktadır. Imalat sırasında bu ekipmanların da doğru ve en verimli sekilde çalıştığının denetlemesi ürün niteliki için onemli bir etkendir. Oysa programlama alaninda üretimi gerçekleştirmede de en kritik kaynak insandır. Bu yüzden, programlama iyileştirmede insan faktörü örutubetli bir boyutta düşünülmelidir. Yani bir bakıma, uretim alaninda ürünü ortaya çıkarmada cihazların denetlemeü ön plandaysa, programlama üretmede de calisanin beyin gücünün denetlemeü ve yeterliliği ön planda olmak zorundadır. Bu boyutta düşünüldüğünde, uretim alaniyla programlama alani arasındaki bir diğer fark ortaya çıkmaktadır. Programlamaı gerçekleştiren calisanin, beyin kapasitesinin etkin kullanılması için onemli olan tüm etkenler (motivasyon, ekosistem, imkanlar, techizat v.b.) etkili bir nitelik yönetim modeli için ön planla tutulması gereken temel kavramlardır. ISO 9001:1994 revizyonu, insan ve iletişim faktörlerine daha az önem verirken, iyileştirilen versiyon (ISO 9001:2000), yapıyı çok daha etkin kullanılabilir ve kolay anlaşılır hale gelmiştir. Programlama alanindaki artacak nitelik yönetimi uygulamalarıyla bu mevzu daha kritik bir hale gelecektir.
ISO 9001:2000 nitelik yönetim standardı, etkin bir nitelik modeli oluşturmak isteyen programlama sirketları için oldukça yeterli bir standarttır. Ayrica, model süreç kurgusunun kabul görmüş diğer programlama iyileştirme standartlarından da yararlanılarak yapilmasi, modelin sürekliliği için kritik bir etken olacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etiketler
akil akildan ustundur
akreditasyon
alternatif belirleme
amerikan ve japon firmalari
basari
basari kriteri
basari oykuleri
basarili olmak
bilim
bolgesel urun
cep telefonu
davranissal bilgi
ekonomi bakanligi
ekonomik guc
elektrik
fikir
firma karsilastirma
gazeteci
gelecegi planlama
gelecek
girisim sermayesi destekleme programi
gsm
haberlesme kulturu
hedeften sapma
hizli hareket etmek
icra
ihtiyac
iletisim kurmak
innovasyon
innovasyon yonetimi
internet
irlanda
is hayati
is olanaklari
is yerinde yonetim
israil
isvec
kaizen
kalibrasyon
kalite
kalite standartlari
kalite yonetimi
karar vermek
karlilik
kayit altina almak
kaynaklar
kisa mesaj
kobi
kobi arge baslangis destek programi
kriz emareleri
kriz isaretleri
kriz nasil anlasilir
kriz nasil biter
kriz nasil bulunur
kriz nasil fark edilir
kriz ne zaman biter
kriz tahmini
Kriz Yonetimi
krizi tespit etmek
krizleri onceden bilebilmek
krizleri onem sirasina koymak
kurum
liderlik
mali durum
mantik yurutme
marka
marka cesitleri
marka nedir
marketing
musteri
onlem almak
oyun teorisi
patent
patent destek programi
patent nasil alinir
plan yapma
problem cozmek
programlama
proje uzmani
proje yonetim teknikleri
puko dongusu
reklam
sadik musteri
sadik musteri karliligi
sanayi arge projeleri destekleme programi
sinai mulkiyet
sistemli yaklasimlar
sms
standart konulmasi
stratejik dusunme
surekli iyilestirme
tedarik
teknik musavirlik
teknik yaklasim
teknoloji
teknoloji aktarimi
teknoloji transfer ofisleri destekleme programi
teknoloji transferi
teknoloji uretmek
telekom
toplam kalite yonetimi
toplumsal sorumluluk
tubitak
turkiye
uluslararasi teknoloji transferi
universite sanayi isbirligi destek programi
urun belgelendirmesi
uyumluluk
uzman
vizyon
yapay zeka
yatirim
yatirim tesvik sistemi
yazilim
yazilim alaninda standartlar
yeni fikir
yenilikcilik
yonetim
yurtdisi teknik musavirlikler